Turgut Uyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turgut Uyar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2013 Perşembe

BİNLERCE

binlerce pazartesi geçti ömrümde
hangisiydi o çikaramiyorum
bir kiraz yedigimi hatirliyorum kurtluydu
demek oldukça eski

bir de saçmasapan şeyler
bir kizin dizaltini örnegin
bir adamin çirkin sigara içişini

nasil yaşaniyor bu vesayetli dünyada
hangi çilginlar nasil dayaniyor buna
kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim degil
kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana
güzel bir ögle vakti
eski güzel bir akşami hatirlayarak
sonra dopdolu şeyler
damacanalar gibi
içim kabariyor

sonu olsun diyorum
neyin sonu ama
hiç degilse bu taş basamaklarin

TURGUT UYAR

AÇLIK ÇOĞUNLUKTADIR

Gülü çigdemi filan birak
Sardunyayi karidesi filan birak
Aciyi ve ölümleri birak
Oy pusulalarini ve seçimleri birak
Evet
Seçimleri özellikle birak
Çünkü açlik çogunluktadir

Her kişinin ukala ömrü
Yeter sanilir çiçeklenmeye
Ve dünyanin karanligindan
Bir aşk bahanesiyle kurtulmaya
Kaçip giden baharlarin anisi
Elden ele devredilen bir gençlik duygusu
Laleler sümbüller bütün öbür boklar püşürler
Hakkim var midir bunlari söylemeye
- vardir
Güneş dogarken ve batarken
Yazdan kişa girerken ve kiştan çikarken
Ve dagda ve kirda
Hakkim vardir -
Çünkü en azindan dünyadan
Dölsüz katirlar geçer
Yüklü vagonlar geçer
Demir yüklü şilepler geçer
Yelkenleri işletenleri ve tayfalariyla
Ve onlarin karilari ve çocuklariyla
Ve bilinmez sanilir gelecegi
Bir demiryolu makasçisinin
Oysa kesinlikle yazilmiştir
Her sevgi kitabinda
Asil olan açliktir
Çogunluktadir

Sevişmek o yüzden gereklidir
Evet açlik, yok olsun bütün incelikler
Mendiliniz var mi, kabak ograten
Bof strogonof mantar fileminyon
Güneş görmemiş midye
Midye görmemiş güneş
Ve soygun halindeki otel malzemeleri
Ve altin arayicilar
Ve istedikleri yerlerde
Yüksek graviteli petrol bulanlar
Hem thames kiyisinda
Hem mekong deltasinda
Bir kalça fotografina bunlarla birlikte bakanlar
Çogunlukta degildir
Açlik çogunluktadir
Artik her şeyi yaşadik
Ve birlikte düşündük
Ve düşündük ki her şey cehennem
Bir bakişta
Ve cehennem
Başarilmamiş bir savaştir
Dünyanin ortasinda kullanilmamiş bir su
Cehennem, insanin kendi cigeri
At sirtinda taşinan ölü
Kundaga girmeyen bebe
Karanliklarda açan çiçeklerin
Bir insanin ölümüne dönüşü
Bir insan ölümü olmaya
Çünkü açlik çogunluktadir

- Işte o zaman diyorum ki -
Gelişin şen olsun senin
Her şey esirgesin seni
Çünkü açlik çogunluktadir
Ve ezecektir gücüyle dünyayi
- Ikimize bir aşk elbette yetmez
Türlü şeylerin savunuldugu -
Dirilige eşitlige tokluga
Artik ayip olan tokluga
Çünkü açlik çogunluktadir
Açlik.

TURGUT UYAR

ACIYOR

Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
sevgim acıyor

Biz giz dolu bir şey yaşadık
onlar da orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak

En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
ötede beride yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
Bütün söz vermelerin tarihçesi
sevgim acıyor

Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar

Tavrım bir şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
Kış geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse

Eylül toparlandı gitti işte
Ekim falan da gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar

TURGUT UYAR

ACININ COĞRAFYASI

kente kapandık kaldık tutanaklarla belli
sirk izlenimlerinden seçmen kütüklerinden
yüzlerimiz temmuzdan ötürü sallanır ve uzar
ve her köşe bir tuzaktır
birer darağacıdır her meydan saati
öğle vaktini kesinlikle gösteren
oysa hep güçlü dağları görmenin zamanıdır

çığlığım uzun uzun kalır içimde
yani güller giyinmiş bir adam nerde ben nerde
rüzgâr bir dirimi dört yöne bölerken tepelerde
ve gece duruşmasından yeni çıkmışken
sabahın terazisi eksik tartar gölgemi

artık öyle açık ki kuşkuya yer yok
kim gelirse gelsin acıya hep yer vardır
tutanaklarda duvar diplerinde ve bazı yerlerde
örneğin çukurova ve mekong köylerinde
acıdır ağacın gölgesini yapan
bunu herkes bilir

kutsal acı besleyen acı sütünü emiyoruz
yatıyoruz seninle terli döşeklerde
saati seninle kuruyoruz bir çalar saati
sen donatıyorsun kalbimizi
kalbimiz çoğu zaman yeterli ve ürkek
kendi çoğunluğunu kendi üreterek

kente kapandık kaldık iki cadde iki alan bir saat
mutsuzluk acıya varana kadar
artık yeminimiz bir tatar gölgesi gibi
öyle bir gölge ki belki çok dardır
kısa vakitlerinde aceleci akşamın

artık öyle açık ki kuşkuya yer yok
acıya hep yer vardır aramızda
dört cepli yeleğim aynı kolaylıkla taşır her şeyi
bozuk paraları da umutsuzluğu da
aynı kolaylıkla tutmuş gibi olurum
güneşin yedi renk ayasını

biliyor musun güçlü dağları görmenin zamanıdır
şimdi bir bağırsan çok iyi biliyorum
ya da üst üste silah atsan
kent tepinir belki bütün kuşlar uçar
belki değil mutlaka
ama
bir tanesi mutlaka kalır.

TURGUT UYAR

10 Temmuz 2013 Çarşamba

TUT Kİ BEN

tut ki sen bir şiiri çok iyi yazsan
ya da çok iyi bir şiir yazsan
bir saatin aralıksız işleyişi
bir çocuğun bir sokak kedisini sevişi
bilmem ki sanki güzel bir akşam gibi
onun için her akşamı iyi yaşamalıyım
yani kıskanılan onu
demek istediğim hepsi

TURGUT UYAR